
Haber Tarih : 19 Kasım 2007, 08:56
Süreyya Ayhan'a doping şoku
Son doping kontrollerinde numunelerinde 2 adet yasaklı madde bulundu. Ayhan ömür boyu men cezası alacak.
Avrupa Şampiyonu ve dünya ikincisi milli atlet Süreyya Ayhan'a yapılan son doping kontrollerinde numunelerinde 2 adet yasaklı madde bulundu. Ayhan ömür boyu men cezası alacak.
Olimpiyat hazırlıklarını ABD'de sürdüren milli atletin antrenman sırasında kontrollerde bulunan WADA görevlilerinin aldığı (A) numunesine yapılan analizlerin de pozitif çıktığı belirlendi.
Süreyya Ayhan ve antrenörü Yücel Kop'un itirazı üzerine (B) numunesinin Kanada'da bulunan Doping Merkezi'nde yapılan incelemede de sonuç pozitif çıkınca, milli sporcunun vücudunda doping maddesi olduğu kesinleşti.
Ayhan'ın idrar örneğinde 2 yasaklı madde tespit edilirken, bundan önce de doping numunesi vermediği için 2 yıl men cezası alan milli sporcu, uluslararası kurallara göre ömür boyu men cezası alacak.
Ayhan: 'Komplo kurdular' Süreyya Ayhan ve Yücel Kop, 'Aklı başında olan hiçbir sporcu bu yasaklı maddeleri yarışmaya 1 yıl kala kullanmaz, bize komplo kurdular' dedi.
Ayhan Kop, 'Antrenörüm ve eşim Yücel Kop'un yönetiminde ülkemizi yıllardır hasretini çektiği başarılara ulaştırdım. Ülkemizde atletizm bayanlarda ilk ve tek altın madalyayı kazanan sporcu olma onurunu taşıyorum. 2004 senesinin başından itibaren Türkiye spor çevrelerinde bayanların spor yapmasına karşı olan kişiler belirdi. Aynı yıl WADA ile aramızda geçen tartışma ile ilgili kural ihlali (doping yapmışım gibi) benim 2 sene ceza almamla sonuçlandı. Bu olayda yanımda ne atletizm Federasyon Başkanı Mehmet Terzi ne de Genel Mmüdür Mehmet Atalay'ın desteğini göremedim' dedi.
'Buna rağmen ülkemize hizmet etmek ilkesinden şaşmadım' diyan Kop, 'Spor teşkilatımızın eşime sürekli soruşturma açması yüzünden emekli olmak zorunda kaldı. Uluslararası başarılı bir antrenör olmasına rağmen milli görev yapamaz yasağı getirildi. Atletizm Federasyonu bizimle ilgili gerçek dışı haberlerle kamuoyunu yanılttı. Telefon ve isimsiz bir takım kişilerden tehditler almaya başladık. 2007 Eylül ayında ise memuriyetime son verildi ve ekmeğim elimden alındı' diye konuştu.
Kop, '2007 Dünya Şampiyonası'na Almanya'da hazırlanırken sakatlandım ve tedavi gördüm. Bu tedavi temmuz ayında ABD'ye geldikten sonra havuz ve mekanik çalışmalarla devam etti. Ben daha koşu antrenmanlarına başlamadan 8 Eylül'de WADA görevlileri benden idrar örneği aldı. 19 Ekim'de bana (A) numunesinde 2 yasaklı maddenin bulunduğu bildirildi. Bu 2 maddenin vücudumda bulunması bizi şoke etti ve inanamadık. WADA'ya itirazımızı yaparak (B) numunesinin açılmasını talep ettik. Ne yazık ki (B) numunesi de pozitif çıktı. Yıllardır içtiğim sıvıyı yediğim yemeği titizlikle kontrol ederiz ve bu yasaklı maddelerden kendimizi korumaya çalışırız. Maalesef bizim kontrolümüzün dışında bir anlık dalgınlığımızdan yararlanarak içeceğime veya yiyeceğime bu maddeler bulaştırıldı' dedi.
Kop son olarak, 'Benim 2008 yılındaki olimpiyatlarda koşmamı engellemek için maddi manevi herşeyi yapmaktan çekinmeyen, kendi çıkarlarını ülke çıkarlarından üstün tutan zayıf, iğrenç ve korkak bir takım kişiler benim bu olimpiyatlara katılmama engel oldu. Bu olay bana ve eşime yapılmış en büyük haksızlıktır. Ben ve eşim vicdanen müsterihiz. Bunları yapanlar elbette bir gün Türk adaletine hesap vermek zorunda kalacaktır' ifadesini kullandı.